Milgram Deneyi Nedir? (Otoriteye İtaat Deneyi)
Milgram Deneyi Yale Üniversitesinde Psikolog olarak çalışan Stanley Milgram tarafından uygulanmış ve o zamanın gündemini oldukça meşgul eden çarpıcı bulgular elde edilmiştir. Deney nazi savaş suçlusu olarak yargılanan Adolf Eichmann’ın yargılanmasından hemen sonra başladı.
Milgram’ın kafasındaki soru Yahudi soykırımını gerçekleştiren, olayın infazcısı konumunda olan yüzlerce insan, nasıl oluyor da bu kadar cani oluyorlar, acaba sadece görev bilinci içinde kendilerine verilen görevimi yerine getiriyorlardı.
Aslında cevaplanmak istenen soru kişilerin itaat etme sınırı ve verilen görevlerin niteliğinin kişinin o eylemi yapmasında ne kadar etkili olduğunun anlaşılabilmesiydi. Şimdi Milgram Deneyi ‘nin uygulanışına bir göz atalım.
Milgram Deneyi ’nin Uygulanış Aşamaları
Araştırma için denekler gazete ilanları aracılığıyla bulundu. Katılımcılar 20-50 yaş arasında ilkokul düzeyinden doktora seviyesine kadar çeşitli eğitim durumlarındaki erkek bireylerden oluşmaktaydı. Deney gözlemcisi rolünü beyaz önlüklü sert ve hissiz görünümlü bir kişi, kurban rolünü ise bu rol için özel olarak eğitilmiş bir kişi oynuyordu.
Deney gözlemcisi ile kurban rolünü oynayan kişi, aslında deneyi uygulayan ekiple işbirliği içindeler, fakat deneklere kurban rolünü oynayan kişinin de onlar gibi gönüllü olarak katılmış bir denek olduğu söylendi.
Katılımcılara öğrenme sürecinde ceza’nın etkisi üzerine bir deney yapıldığı söylendi. Katılımcılar deneyin, bir deney gözlemcisi ve iki denekten oluştuğunu düşünüyorlardı. Katılımcılara Deneklerden birinin öğrenci diğeri ise öğretmen rolü oynayacağı söylendi.
Deneklere birer tane kağıt çektirildi. Kağıtların birinde öğretmen diğerinde ise öğrenci yazması gerekirken, ikisinde de öğretmen yazıyordu. Kurban rolünü oynayacak kişi ise kağıdı çekiyor ve her seferinde elindeki kağıtta öğrenci yazıyormuş gibi yapıyordu. Yani bu şekilde katılımcıların her zaman elektrik şokunu uygulayıcı konumundaki öğretmen olması sağlanıyor. Stanley Milgram Deneyi için Öğretmen ve Öğrencinin birbirini görebileceği fakat duyamayacağı bir düzenek oluşturuldu.
Deneyin farklı sürümlerinden birinde ise kurbanın(öğrenci) deneyden önce katılımcıya, kalp rahatsızlığı olduğunu söylemesi şeklinde yapılmıştır.
*
Deneye başlanmadan önce öğretmen rolündeki kişiye 45 volt’luk şok verilip, şok’un nasıl bir şey olduğunu hissetmesi sağlandı. Öğretmen ve öğrenciye sözlük çiftlerinden oluşan liste veriliyor, öğretmen bu sözlük çiftlerini öğretmek amacıyla öğrenciye listeyi okuyarak deneye başlıyor. Öğretmen listedeki sözcükleri tek tek okuyacak, öğrenciye dört seçenek sunacak ve öğrenci doğru olduğunu düşündüğü sözcük okunduğunda düğmeye basarak cevabını verecektir. Öğrencinin verdiği cevap yanlış ise, her verdiği yanlış cevapta şok miktarı artacak şekilde elektirik şoku uygulanacak. Öğrenci doğru cevabı verdiyse diğer sözcük çiftine geçilecekti.
Aslında işbirlikçi olan kurbana şok verilmiyordu. Şok verdiğini sanan denek her düğmeye bastığında şok seviyesine göre daha önceden ayarlanmış bir çığlık sesi çalıyordu. Voltaj belirli bir seviyenin üstüne çıktığında ise öğrencci duvarları yumruklamaya başlıyordu. Duvarı bir süre yumrukladıktan sonra, kalp rahatsızlığı olduğunu hatırlatıyor, sorulara cevap vermemeye ve herhangi bir şikayette bulunmamaya başlıyordu.
Tam bu noktada deneklerin çoğu, öğrencinin durumu merak edip, onun ne halde olduğunu öğrenmek için deneyi durdurmak istediklerini söylüyorlar. Bazı denekler ise 135 volttan sonra deneyin amacını sorgulamaya başlıyor, fakat kendilerine sonuçlardan kesinlikle sorumlu tutulmayacakları söylendikten sonra birçoğu deneye devam ediyordu. Deneklerin bazıları öğrenciden gelen acı dolu çığlıklara karşı sinirli bir biçimde gülüyor, stres altında olduklarını belirten başka davranışlarda bulunuyordu.
Denek herhangi bir yerde deneyi durdurmak istediğini belirttiği zaman kendisine aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılar yapılıyordu.
- 1.Lütfen devam edin.
- 2.Deney için devam etmeniz gerekiyor.
- 3.Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
- 4.Başka seçeneğiniz yok, devam etmek zorundasınız.
Denek bu uyarılardan sonra hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyor, aksi durumda ise en yüksek volt olan 450 volt 3 kere uygulandıktan sonra deney bitiriyordu.
Milgram Deneyi ’nin Sonuçları Nelerdir?
Milgram deneyi yapılmadan önce 14 psikoloji yüksek lisans öğrencisine yapılan bir ankette sadece birkaç sadist deneğin en yüksek voltaj olan 450 voltu uygulanacağı sonucu çıkmıştır.
Milgram Deneyi ’nin ilk uygulanışında deneklerin yüzde 60’lık kısmı huzursuzluk hissetseler de itaat ederek deneyi devam ettirmiş ve 450 voltu öğrenciye uygulamıştır. Daha sonra deney çeşitlendirerek dünyanın birçok yerinde yapıldı, fakat sonuçlar değişmedi, her deney dizisinde itaat etme oranı yüzde 60-66 arasında çıktı.
Milgram Deneyi ’nin ilginç sonuçlarından biri ise katılanlar arasında yapılan bir ankette ortaya çıkıyor. Deneyden bir süre sonra Yapılan ankette deneklerin yüzde 84’ün deneye katılmaktan memnun veya çok memnun olduklarını söylüyor. Yüzde 15 ise nötr olduklarını belirtiyor.
İnsan bir otorite’nin altında sonuçlarından sorumlu tutulmayacağını bilirse, verilen görevin niteliği ne olursa olsun itaat ediyor. Verilen görevlerin sonucu bir insana zarar vermek dahi olsa itaat davranışı değişmiyor.
Sonuç olarak; insanın kendi inançları ve kişiliğinin, insanın içindeki itaat etme duygusundan zayıf olması, tarihte yaşanmış birçok vahşeti açıklıyor sanırım.
Milgram Deneyi ‘nin sonuçlarını bir de Stanley Milgram’ın sözlerinden dinleyerek yazıyı sonlandıralım.
“Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.”
Milgram Deneyini anlatan deney (Experimentel) filmi yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.
İlginç psikolojik deneyleri seviyorsanız, mandela etkisi isimli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.