Mandela Etkisi Nedir?

mandela etkisiMandela Etkisi Nedir?

Mandela Etkisi ‘ni bazı olayları gerçeklikten farklı şekilde yaşadığını hatırlamak ya da aslında yaşanmamış olayları yaşamış gibi hatırlamak olarak tanımlayabiliriz. Siz yüzde yüz olayın sizin anlattığınız gibi gerçekleştiğini iddia edebilir, hatta bu fikrinize katılan başka insanlar da bulabilirsiniz. Mandela etkisi bir nevi Kitlesel Yanılsama olarak ele alınabilir. Bu tür olayların fazlaca yaşanması bazı bilim insanlarının dikkatini çekmiş, üzerinde araştırmaya yapmaya yöneltmiştir. Bunlardan biri de Rus Bilim insanı Korsakoffdur. Korsakoff Sendromu’nu tanımlarken olmamış olayları sanki olmuş gibi hatırlayan insanların bu psikoza yakalandığını iddia etmiştir.

Bu konunun gündeme gelmesi birçok insanın 2013’te hayatını kaybeden Nelson Mandela’nın aslında seksenlerde hapiste öldüğünü, hatta cenazesini ve eşinin yazdığı duygusal mektubu hatırladığını belirtmesi oldu. İnternette küçük bir araştırma sonucu bu sayının hiçte az olmadığı anlaşılıyor. Bunun üzerine birçok teori ortaya atıldı. Kimi böyle küçük ayrıntılarda birbirinden farklılaşan paralel evrenlerden bahsediyor, kimi zaman yolcuğu yapıldığını ve olayların akışının değiştirildiği iddia ediyor. Nelson Mandela’nın klonlandığını bile iddia edenler var. Bu teoriler bir yana bırakıp olaya bilimsel açından yaklaşacağız.

Olay bilimsel olarak ele alındığında karşımıza Psikolojideki “Konfabülasyon” kavramı çıkıyor. Konfabülasyon; (Masallama) bellek boşluğu sonucunda bilinçte herhangi bir etkilenme olmaksızın, istemsiz olarak ortaya çıkan masal anlatma, gerçekdışı bildiler uydurma olarak tanımlanır.(Berlyne 1972, Chow ve Cummings 2000) Aslında bu insanların hiçbiri bilerek yalan söylemiyor, bellekte oluşan boşlukları doldurma amacıyla istemsiz olarak hayali ve gerçekdışı öyküler uyduruyor ve bunlara gerçekten inanıyor. Bazı yazarlar bu olayı “ Dürüst yalan söyleme olarak” tanımlıyor. Beynimiz geçmişte yaşanan ve bilinen her şeyi sürekli yeni bilgilerle güncelleme eğilimindedir.

Bu da gösteriyor ki, insanlar yaşadıkları veya yaşamış olabilecekleri konularda yanlış bilgi aktardığımız zaman, onların yaşadıklarını değiştirebilir, çarpıtabilir ve bozabilirsiniz. Günümüzde internet ve medya aracılığıyla bunun kolaylıkla yapılabileceğini söyleyebilirim. Bununla ilgili bir deneyden bahsetmek istiyorum.

Alışveriş Merkezinde Kaybolma Deneyi

Washington Üniversitesinde Coan adındaki bir öğrenci Bilişsel Psikoloji dersinde “İnsanlara yaşanmamış veya uydurulmuş anılara ikna etmek” üzerine bir deney tasarlarlar. Coan ailesini bir denek olarak kullanarak onları yaşamadıkları bir anıyı yaşadıklarına ikna etmeye çalışacaktır.

Coan bir kâğıda çocuklukları ile ilgili 4 anı yazıyor. Bunların 3 tanesi gerçek 1 tanesi ise “Kardeşinin küçükken alışveriş merkezinde kaybolduğunu ve yaşlı bir adamın onu bulup ailesine teslim ettiği” şeklinde yaşanmamış, uydurma olan anı.  6 gün boyunca ailesinden bu anılarla ilgili hatırladıkları ayrıntıları yazmalarını istiyor. Deney boyunca aile bireyleri diğer anıların yanında uydurma anı hakkında da sanki yaşanmış gibi birçok ayrıntı yazıyorlar. Böyle bir anının da yaşandığına ikna oluyorlar. Deney sonunda deneklerle yapılan röportajda anılardan birinin uydurma olduğu söyleniyor. Aile bireyleri hangi anının uydurma olduğunu söyleyemiyor.

Daha sonra daha 24 kişilik bir grupla yapılan benzer deneyde deneylerin 19 tanesinin hangi anının uydurulmuş olduğunu söyleyemiyor. Farklı yaşlarda ve sayılarda insanlarla yapılan deneylerde deneklerin yüzde 25’i hangi anının uydurulmuş olduğunu söylemediğini görüyoruz. Zaman geçtikte insanlar hangi olayların gerçek, hangilerinin uydurma olduğunu hatırlaması zorlaşıyor.

Paralel Evrenler mi? yoksa Zaman Yolculuğu mu? Bu varsayımlar hakkında yorum yapmak pek mantıklı gözükmüyor. Fakat bildiklerimizden yola çıkarak insanların sadece anılarını değil, fikirlerini ve düşüncelerini de bu şekilde manipüle etmek olası gözüküyor.

Bu yazımızda Mandela Etkisi ‘ni anlatmaya çalıştık. Halo Etkisini anlattığımız yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

 

Kaynakça:

Konfabulasyon (Masallama): İlgi Çeken Ancak Yeterince Bilinmeyen Bir Belirti, Türk Psikiyatri Dergisi 2007;18(2):172-178, Dr.Duru Gündoğar, Serpil Demirci

Yorumlar ve Sorular

avatar
  Yazıma cevap geldiğinde bana haber ver.  
Haberdar et